Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Kayıt Yap | Giriş Yaprss

''Masaj Salonu Adres Bulmanın En Kolay Yolu'' İstanbul'da ruhsatlı masaj salonu Konusunda uzman
bayan masöz ilanları sitemizde yer almaktadır masaj salonu ve masöz ilanları konusunda uzman
deneyimli uygulamalar yapan kadrolara sahiptir sitemizde ki ilanlarla ilgili şikayetlerinizi bizimle
paylaşabilirsiniz..

masaj salonu

"Benim Amirim Başbakandır; Erbakan Hayatta Olsaydı Lehime Tanıklık Yapardı"

| Ankara Haberleri | 5 Eylül 2013

"Benim Amirim Başbakandır; Erbakan Hayatta Olsaydı Lehime Tanıklık Yapardı"28 Şubat davasında yargılanan dönemin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri İlhan Kılıç, rahmetli Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın askerle arasının çok iyi olduğunu söyledi. Amirinin Başbakan olduğunu dile getiren Kılıç, şanssızlığının ise amiri Erbakan’ın rahmetli olması olduğunu vurguladı. “Hayatta olsaydı lehime tanıklık yapardı.” dedi. 28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın dördüncü duruşması devam ediyor. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen davada, tutuklu sanıklar tahliye talebiyle savunma yapıyor. Tahliye isteyen sanık Erol Özkasnak’ın avukatı Ömer Çelikkesen, müvekkilinin Genelkurmay Başkanlığı’nda basın sözcüsü olarak yaptığı açıklamaların şahsı görüşleri olmadığını; açıklamaların Genelkurmay Başkanı ve 2. Başkanı tarafından onaylandığını söyledi. Müvekkilinin BÇG kriz masasının kuruluşunda görev almadığını savunan Çelikkesen, müvekkilinin 2 Temmuz 1997 tarihinde yapılan toplantıya izinde olduğu için katılmadığını hatırlattı. Kaçma ihtimalinin de olmadığını vurguladı.Sanık Muhittin Erdal Şenel ise Batı Çalışma Grubu belgelerini hatırlamadığını ileri sürdü. Belgeleri aldığına ilişkin hiçbir alındı belgesi bulunmadığını dile getiren Şenel, Batı Eylem Planı ile kendisine 8 adet icra görevi verildiğini ancak bunların hiçbirini ben yerine getirmediğini söyledi. Şenel, “Benim bu görevleri yaptığıma ilişkin iddianamede tek delil yok. Başlangıçtan beri haykırıyorum. Ben bu icra görevlerini yapmadım. Getirmedim getirememem de. Genelkurmay Başkanı da dahil yasada dışında bana emir veremez. BÇG ile ilgili emirleri de ben yerine getirmedim. 7 Nisan 97 tarihli toplantıya katıldığımı hatırlamıyorum.” diye konuştu. “BİR SUÇ VARSA ÜSTLENİYORUM; BU İŞLERLE HİÇBİR İLGİMİZ YOK”Dönemin MGK Genel Sekreteri sanık İlhan Kılıç ise Genelkurmay’dan 2 yıl izinli gibi sivil elbise ile görev yaptığını hatırlattı. “Amirim başbakandır. Bir suç varsa üstleniyorum. Bu işlerle hiçbir ilgimiz yok.” diyen Kılıç, “Ben hükümeti, niye çalıştırmayayım. Bizim dönemimizde Sayın Erbakan, Çiller çok başarılı görevler yaptılar.” şeklinde konuştu. Erbakan’ın askerle arasının çok iyi olduğunu anlatan Kılıç, kendisi ile her gün beraber olduklarını ve askerle bir sorunu olmadığını vurguladı. Kılıç, “Benim şanssızlığım, benim amirinin rahmetli olmasıdır. Hayatta olsaydı lehime tanıklık yapardı. Kaçmak bizim yaşımıza yakışmaz. Polis geldiği zaman ben bir buçuk saat onları bekledim. Orduevinin lobisinde buluşalım dedi. Sayın savcı benim evimde arama yaptırdı ama hiçbir belge bulamadı.” ifadelerini kullandı. Örtülü işler olabileceğini belirten Kılıç, Başbakanın yazılı kağıtla emir verdiğini ve sonra da o emir kağıdını aldığını aktardı. Yasaya göre MGK Genel Sekreteri’nin Başbakan ve Cumhurbaşkanı’ndan emir aldığını hatırlatan Kılıç, “Genelkurmay Başkanı arkadaşımdır, o bile bana emir veremez. Ben Başbakandan müsaade almadan Genelkurmay’a gidemem.” dedi. Sanıklar İsmail Ruhsar Sümer ile Hayri Bülent Alpkaya’nın Avukatı Erol Aras ise devrilen bir hükümetin bulunmadığını savundu. Erbakan’ın hükümetten istifa ettiğine dair mektubu duruşma salonunda okuyan Aras, hayali bir darbeden dolayı yargılandıklarını iddia etti. “BATI ÇALIŞMA GRUBU’NU YENİ DUYDUM”Eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, Ergenekon davası için yurt dışından koşarak geldiğini belirterek kaçma şüphesinin söz konusu olmadığını söyledi. YÖK Başkanlığı’nı bırakalı 10 yıl olduğunu hatırlatan Gürüz, delilleri de karartmasının söz konusu olmadığını kaydetti. Dosyada adının geçmediğini, sadece YÖK Başkanlığı olarak geçtiğini belirten Gürüz, emrinde bulunanların kendi kendine hazırladıkları belgeler bulunduğunu ifade etti. Psikolojik hareket içinde bulunduğunun söylendiğini aktaran Gürüz, bu belgeyi kendisinin değil önceki Başkan Mehmet Sağlam’ın hazırladığını ve Başbakanın da onayladığını savundu. Fişleme belgelerini kabul etmediğini dile getiren Gürüz, memurların bunları hazırladığını ileri sürdü. Üniversitenin yurt dışı denkliğini de Mehmet Sağlam’ın kaldırdığını ve bunun Milli Eğitim Bakanlığı‘na bildirildiğini anlatan Gürüz, kendisinin yazılı emirleri yerine getirdiğini belirterek “Batı Çalışma Grubu’nu bilmem, daha yeni duydum. Suçumu bilmiyorum. Buradaki hiç kimse benimle bağlantısını söylemedi. Tahliye olursam bütün davalara katılacağıma söz veriyorum.” ifadelerini kullandı.

Bir yorum yazın

Yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız.

Ankara masaj