Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Kayıt Yap | Giriş Yaprss

''Masaj Salonu Adres Bulmanın En Kolay Yolu'' İstanbul'da ruhsatlı masaj salonu Konusunda uzman
bayan masöz ilanları sitemizde yer almaktadır masaj salonu ve masöz ilanları konusunda uzman
deneyimli uygulamalar yapan kadrolara sahiptir sitemizde ki ilanlarla ilgili şikayetlerinizi bizimle
paylaşabilirsiniz..

masaj salonu

Ankara Sanayi Odası Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı

| İstanbul Masaj Salonu Adresleri | 25 Eylül 2013

Ankara Sanayi Odası Eylül Ayı Olağan Meclis ToplantısıAnkara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, “Kadın istihdamı ile ilgili alınan tedbirlerin uzun vadede kadınların zararına olacağına inanıyorum, işaretler de onu gösteriyor” dedi.ASO Eylül ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda bir konuşma yapan ASO Başkanı Özdebir, ekonomi ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:“Birinci çeyrekte yüzde 2,9 büyüyen ekonomi, ikinci çeyrekte de yüzde 4,4 büyüdü. Birinci çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte de büyüme, beklentilerin üzerinde geldi. Bu durum bizi memnun etmiştir. İmalat sanayisinde birinci çeyrekte yüzde 1,6 olan büyüme hızının ikinci çeyrekte birinci çeyreğin iki katından da fazla bir hızla, yüzde 3,4 büyümesi ve Temmuz ayındaki yüksek sanayi üretimi bizi yılın geri kalan kısmı için umutlandırmıştır. Ancak, büyüme esas olarak iç talepteki artıştan kaynaklanmıştır. Dış pazarlarımızdaki durgunluk ve ihracatımızın artış hızındaki yavaşlama dikkate alınırsa bu durum normal karşılanmalıdır. Kamu sektörünün tüketim ve yatırım harcamalarındaki yüksek oranlı artış, birinci çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte de devam ederek büyümeye pozitif katkısını sürdürmüştür.”Özel sektör yatırım harcamaları 2012 başından beri düşmekte olduğuna ifade eden Özdebir, “Küresel ekonomideki gelişmeler nedeniyle faizlerin yükseldiği bir döneme girmekteyiz. Bu durum, yatırım kararları üzerinde olumsuz bir etki doğuracaktır. Yatırım yapmayan, üretim kapasitesini artırmayan ve esas olarak kamu harcamaları ile özel sektör tüketim harcamalarındaki artışa dayanan bir büyüme sürdürülebilir değil” diye konuştu.”EKONOMİDEKİ ILIMLI BÜYÜME DEVAM EDECEK”Birinci çeyrekte ihracatta katma değer artışının yüzde 5,6 iken, artış hızının ikinci çeyrekte yüzde 1,2’ye düştüğüne dikkat çeken Özdebir, “Ayrıca dış ticaretin büyüme üzerindeki negatif etkisi, ihracatın artış hızındaki yavaşlama ve ithalatın artış hızındaki hızlanma nedeniyle birinci çeyreğe göre daha yüksek olmuştur. Ancak, TL’deki değer kaybı önümüzdeki dönemde ithalatın artış hızını düşürerek dış ticaretin büyüme üzerindeki olumsuz etkisini sınırlayabilecektir. Biraz önce Temmuz ayında toplam sanayi üretimindeki artışın beklentilerin üzerinde olduğunu ifade etmiştim. Aynı ay sanayi ciro endeksi de uzunca bir süredir ilk kez enflasyonun üzerinde bir hızla yüzde 14,8 artış gösterdi. Eylül ayında imalat sanayindeki kapasite kullanım oranı geçen yılın aynı ayına göre 1,4 puan artarak yüzde 75,4 oldu. Reel Kesim Güven Endeksi’de Eylül ayında bir önceki aya göre 1 puan artarak 108,5 oldu. Bu gelişmeler, eğer yılın geri kalan kısmında da devam ederse ekonomideki ılımlı büyümenin devam edeceğini söyleyebiliriz” ifadesini kullandı.DÜNYA EKONOMİSİNDE TREND DEĞİŞTİMart ayına kadar parasal genişlemenin hızında bir azaltmaya gidilmeyeceğini söyleyen Özdebir, “ABD’de parasal genişlemenin devam etmesi, ülkemize yabancı sermaye girişlerinde bir artışa neden olabilecek, faiz ve kurlar üzerindeki baskıyı hafifletebilecektir. Nitekim Merkez Bankası verileri Eylül ayında ülkemize yabancı sermaye girişlerinde bir artış olduğunu göstermekte. Ancak, dünya ekonomisinde trend değişti. Küresel ekonomide ucuz para dönemi bir süre sonra bitecek ve faizler yükselmeye başlayacak. Bu beklenti tüm dünyada şimdiden uzun vadeli tahvil faizlerinde kendini göstermektedir. Ekonomik konjonktür, hem gelişmiş hem de gelişen ülkelerin bir süre düşük bir hızla büyüyeceğini göstermektedir. Dünya ticaret hacmindeki artış da bir süre sınırlı kalacaktır. Bu gelişmelere karşı hazırlıklı olmalı, özellikle yabancı para cinsinden borçlanırken çok dikkatli olmalıyız”şeklinde konuştu.”TÜRKİYE’NİN İNSAN KAYNAKLARI ZAYIF”Türkiye’nin en zayıf olduğu alanlardan birisinin ‘İnsan Kaynakları’ olduğunu ifade eden Özdebir, şöyle devam etti:“Rapor ‘insan kaynakları’ endeksini oluştururken alınan yeni doktora dereceleri, 30-34 yaş grubunda yüksek okul mezunları, 20-24 yaş grubunda lise mezunları gibi faktörleri dikkate almış. AB ortalaması 100 dendiğinde Türkiye’nin notu yeni doktora derecelerinde 27, yüksek okul mezunlarında 47, lise mezunlarında 68. Türkiye bu alanda 35 ülke arasında 0,07 endeks değeriyle sonuncu sırada. AB ortalaması ise 0,56. Türkiye, 0,36 puan ile 23’üncü sırada yer alıyor. Bu alanda AB ortalaması 0,59. İşletmelerin yaptıkları Ar-Ge harcamaları ve inovasyona yönelik harcamalar ‘İşletme yatırımları’ endeksinde dikkate alınan kalemler. AB ortalamasının 0,41 olduğu ‘İşletme Yatırımlarında’ 0,09 ile son sıradayız. Görüldüğü gibi işletmelerimiz Ar-Ge’ye ve inovasyona yatırım yapmıyorlar. KOBİ’ler arasındaki işbirlikleri, inovasyon yapan KOBİ’ler ve özel sektör-kamu sektörü ortak yayınlarından oluşan “İşbirliği ve Girişimcilik” endeksinde 0,25 puan ile 27’nci sıradayız.”“KADIN İSTİHDAM PAKETİ” BİZİ KAYGILANDIRDI”Geçtiğimiz günlerde basında yer alan ve yetkililerce tekzip edilmeyen ‘Kadın İstihdam Paketinin’ birçok açıdan kaygılandırdığını ifade eden Özdebir, “Basına yansıdığı şekliyle kadın istihdamı ile ilgili alınan tedbirlerin uzun vadede kadınların zararına olacağına inanıyorum, işaretler de onu gösteriyor. Avrupa Birliği’nin 2010 yılında imzaladığı Lizbon sözleşmesi ile şu anda yüzde 50’lerde olan kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 70’e çıkarmak hedeflenmektedir. Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı ise yüzde 31’dir. Bu nedenle yapılacak mevzuat değişikliklerinde kadınların işgücüne katılımını zorlaştıracak düzenlemelere yer verilmemelidir”ifadesini kullandı.Özdebir, “Henüz yeni düzenleme yapılmadan, basında yer alan haberlere dayanarak işverenlerden kadın istihdamını engelleyici kararlar çıkıyor. Geçenlerde 160 erkek, 40 kadın personel çalıştıran bir işveren bana insan kaynaklarına ‘artık kadın çalışan almayın’ diye talimat verdiğini söyledi” dedi.”ÜLKENİN BEKASI İÇİN NESLİN DEVAMI SON DERECE ÖNEMLİ”Türkiye’de, birçok ülkede olduğu gibi nüfus artışı hızlı bir şekilde düştüğüne dikkat çeken Özdebir şöyle devam etti:“2050’li yıllından itibaren demografik avantajımızı kaybedeceğiz gibi gözüküyor. Bunun da olumsuz sonuçları olacak. Bu nedenle nüfus artış hızındaki hızlı düşüşü engelleyecek tedbirler alınabilir. Ancak, kadınlara pozitif ayrımcılık yapalım derken onların istihdamını baltalayacak bir sonuç doğurmamalıyız. Kadın istihdamına çok önem veriyoruz, bunun iki nedeni var. Birincisi kadının bulunduğu bir yerde biz erkekler daha ölçülü, disiplinli davranmak mecburiyetinde hissediyoruz kendimizi. İkincisi ise, aileye giren gelirin artmasına yardımcı oluyor. Ailenin geliri arttığında bakılabilecek çocuk sayısı arttığı gibi çocukların eğitim seviyesi de artar. Bundan dolayı sosyal olayı iyi irdelememiz ve yanlış adım atmamız lazım.Bu görüşlerim hem yazılı hem de görsel medyada büyük yankı yarattı ve çok olumlu tepkiler aldım. Yaptığım açıklamalar ve dile getirdiğim kaygılar üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz beni telefonla aradılar ve kadın istihdamıyla ilgili kamuoyunda yanlış bir algı oluştuğunu, işverenlerin kaygısının yersiz olduğunu ifade ettiler.”

Bir yorum yazın

Yorum yazabilmek için Giriş yapmalısınız.

Ankara masaj