Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Kayıt Yap | Giriş Yaprss

''Masaj Salonu Adres Bulmanın En Kolay Yolu'' İstanbul'da ruhsatlı masaj salonu Konusunda uzman
bayan masöz ilanları sitemizde yer almaktadır masaj salonu ve masöz ilanları konusunda uzman
deneyimli uygulamalar yapan kadrolara sahiptir sitemizde ki ilanlarla ilgili şikayetlerinizi bizimle
paylaşabilirsiniz..

masaj salonu

Akademisyenliğe Ilgiyi Artırmak Için Ücret Emsallerinin Seviyesine Çıkarılmalı

| İstanbul Masaj Salonu Haberleri | 15 Kasım 2013

Akademisyenliğe Ilgiyi Artırmak Için Ücret Emsallerinin Seviyesine ÇıkarılmalıYükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, özlük hakları sorunu dolayısıyla öğretim üyeliğine ilginin azaldığını vurgulayarak, akademisyenliğin özendirilmesi için özlük haklarının emsalleri seviyesinde olması gerektiğini söyledi. İsmini herkesin bildiği bir üniversiteden mezun olan bilgisayar mühendisliği bölümünü dereceyle bitirmiş genci örnek veren Çetinsaya, “Bizim gönlümüzden geçen en azından bu eşit ücret felsefesi gereği yani 22 yaşında üniversiteyi bitirmiş birisinin uzman yardımcısı ile araştırma görevlisinin, yardımcı doçentin de uzmanla eşit maaş almasıdır. Ancak bununla biz bu erezyonu önleyebiliriz.” dedi. Cihan Tv Network’te yayınlanan Anadolu’da Sabah programına katılan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Gökhan Çetinsaya, öğretim üyelerinin özlük haklarına ilişkin soruları cevapladı. Akademisyenlerin özlük hakları konusunun hazırlanan raporlar ve kampanyalar nedeniyle kamuoyunun gündemine gelmeye başladığını ifade eden Çetinsaya, 2014 yılında bu konuda bir gelişme olacak mı sorusuna: “Temsilci olarak meslektaşlarımın içinde bulunduğu durumu aktarmakla yükümlüyüm. Ama iş tabi ki yürütme organının yasama organının Türkiye’de ki iktisadi konulardan sorumu mekanizmaların karar alması gereken bir konu. Ama ben bunun takipçisi olamaya yine devam edeceğim ve gerçekten de umutluyum. Önümüzdeki günlerde bu konunun gündeme geleceğine yürekten inanıyorum.” karşılığını verdi. DOKTORA SAYISINI İKİ KATINA ÇIKARMAMIZ LAZIMTürkiye’nin iktisadi başarısıyla yükseköğretim alanındaki başarısının dengede olduğunu vurgulayan Çetinsaya şöyle devam etti: Dünyanın 16.ncı büyük ekonomisiysek araştırma potansiyeli olarak da yaklaşık 18.nci sıradayız. Ama bir üst lige geçebilmemiz için mutlaka bir sıçrama yapmamız gerekiyor. Ciddi bir depara kalkmamız gerekiyor. Tabiri caizse artık normal bir büyüme yönünde değil bir sıçramayla ancak bu şeyi aşabiliriz. Birinci lige çıkabiliriz, dünyadaki ilk 10 arasına girebiliriz. Bu bakımdan da biz çeşitli hesaplamalar yaptığımızda önümüze şu çıkıyor. Biz gerek yükseköğretimdeki büyüme eğilimlerimiz dolayısıyla gerekse küresel dünyanın dinamikleri doğrultusunda ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda doktoralı akademisyen sayımızı hem niceliksel olarak arttırmalıyız hem niteliksel olarak arttırmalıyız. Ne kastediyorum şu an Türkiye’de her yıl 4 bin doktora yapılıyor. Bunlarda akademisyen camiamıza katılıyorlar. Ama bizim 2023 hedeflerini tutturabilmemiz için en az 2 katına çıkarmamız lazım bu sayıyı hatta 3 katına çıkarmamız lazım. Yani 8 bin 10 bin doktora yaptırabilmemiz lazım her yıl.”ÖĞRETİM ÜYESİNİN EK DERSE YÖNELMESİ DEZAVANTAJÖğretim üyelerinin maaş dezavantajını kapatmak için ek derse ve farklı alanlara yöneldiğini vurgulayan Çetinsaya, “Türkiye’de şu anda öğretim üyelerimizde var potansiyelimizde var. Ama maaşlarının dezavantajını kapatmak için ek derse yönelenler farklı alanlara yönelenler aslında bizim araştırma potansiyelimizin önünde de bir engel olarak duruyorlar.” diye konuştu. AKADEMİK ÖZGÜRLÜK BİLDİRİSİNE ÇOK GÜZEL TEPKİLER ALDIMYÖK’ün kuruluş yıldönümü olan 6 Kasım’da açıkladığı Akademik Özgürlük Bildirisiyle ilgili çok güzel tepkiler aldığını ifade eden Çetinsaya, sözlerini şöyle sürdürdü: Ben aslında bu konuşmaların benzerlerini daha önce Yalova ve Isparta’daki Süleyman Demirel Üniversitesi‘nde, Üniversiteler Arası Kurul toplantısında yapmıştım ve akademik özgürlüklerin, ülkemizin bu günü içinde yarını içinde niçin vazgeçilmez olduğunu, bu manada öğrencilerin, öğretim üyelerinin akademik özgürlüklerine dair bir çerçeve çizmeye çalıştım. Neyin akademik özgürlükle birlikte gidemeyeceğini başta şiddete davet olmakla birlikte, ayrımcılık hem eylem hem de üslup söylem olmak üzere ayrımcılıkları ayırmaya çalıştım. Bu manada bunun Türkiye’de bir ilk olduğunu da görebiliyorum. Çünkü; biraz öğretim üyeleri olarak Türkiye’nin son 40 yılında daha da ileriye gidebiliriz belki ama ben kendi hatırladığım son 40 yılında çok eziyet çekmiş, zahmet çekmiş insanlarız. Yani 70’ler de anarşi döneminde akademisyenler hep zarar gördü. 80’ler de askeri darbe döneminde, 90’lar da 28 Şubat döneminde… o bakımdan biraz bazı şeyleri tekrardan hatırlamamız gerekiyor. Çünkü; İslam tarihine de baksak dünya tarihine de baksak uygarlıklar tarihine de baksak akademik özgürlükler olmadan ne bilim oluyor ne ilim oluyor. Birde şu var, bir yandan bazı akademisyenler Türkiye’nin yarınları için diyelim ki icatlar, buluşlar yapacaklar ve burada da akademik özgürlüklerini sonuna kadar kullanacaklar diğer yandan da bu ülkenin meselelerine dair de bizlerin söz söylemesi lazım. Ülkemizin sosyal meselelerinde, bu günkü ve gelecekte karşılaşmamız dair de üniversitelerimizin asli görevlerine dönmeleri lazım.”DÜNYADA KENDİ ÜLKESİ DIŞINDA EĞİTİM GÖRMEK İSTEYEN 4 MİLYON ÖĞRENCİ VARYüksek öğretimde uluslararasılaşmayı artırmayı hedefledikleri vurgulayan Çetinsaya, şöyle konuştu: Şu anda dünyada kendi ülkeleri dışında yüksek öğretim görmek isteyen 4 milyon öğrenci var. Önümüzde ki 10 yılda ise 8 milyon olacağı hesaplanıyor. Türkiye mevcut uluslararası, iktisadi ve sosyal konumuna göre çok az pay alıyor bu sistemden. Bizim bütün çabamız Türkiye’nin dış politika konumuna, iktisadi konumuna uygun olarak daha çok uluslararası öğrenciyi Türk üniversitelerine çekebilmek. Bunda da 2010 yılından başlayarak yoğun bir faaliyet var. Bende kendi dönemimde bunları son derece hızlandırmış durumundayım. Hem mevzuat açısından hem de sistem açısından fuarlar tanıtım… mesela şimdi yeni bir web sitesi hazırlıyoruz. Bütün Türkiye’nin kamusal web sitesi olacak şekilde. Tüm çabamız bu yöndedir.” Çetinsaya, şuanda Türkiye’de 40 bin civarında yabancı öğrenci bulunduğu ifade ederek, bunun kısa sürede 100 binler seviyesi çıkacağına inandığını kaydetti. DENKLİKLERDE YAZIŞMALAR UZUN SÜRÜYORÜlkelerin milli otoriteleri tarafından kabul edilen üniversitelere tanıdıklarını ifade eden Çetinsaya, diploma denkliğinde yazışmaların uzayabildiğini ifade etti. Çetinsaya, diploma denkliği ile ilgili yapılan işlemleri şöyle anlattı: Kişi bize gelip başvurduğun da önce yine soruyoruz o ülkeye, üniversiteye, bu kişi senin üniversitende okumuş mudur, kaç yıl okumuştur, diplomasını sen geçerli kabul ediyor musun diye bu soruları soruyoruz. Sonra 4-5 alan dışında hepsine denkliğini veriyoruz. Tıp, hukuk, mühendislik ve eğitim gibi branşlardır. Bunlarda da kişiden Türkiye’deki meslek gruplarının da talepleri doğrultusunda ilgili paydaşların talepleri doğrultusunda bilgi seviyelerini göstermelerini bekliyoruz.

Ankara masaj